Tek parça eksik olsa üretim durur

Toyota Türkiye CEO'su Ali Haydar Bozkurt, jeopolitik riskler ve lojistik darboğazlar nedeniyle yeni bir tedarik ve çip krizinin kapıda olduğunu belirterek, "Tek bir parçanın bile eksik olması üretimi durdurabilir" uyarısında bulundu.

 

Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış AŞ Üst Yöneticisi (CEO) Ali Haydar Bozkurt, Anadolu Ajansı'nın "Yönetim Katı" programında otomotiv sektörünün röntgenini çekti. Dünya genelinde piyasaların karmaşık ve değişken bir süreçten geçtiğini vurgulayan Bozkurt; jeopolitik risklerin tedarik zincirine etkisinden, kredi faizlerine ve yeniden alevlenme riski taşıyan çip krizine kadar sektöre dair kritik uyarılarda bulundu.

 

Özellikle şubat sonundan itibaren Orta Doğu ekseninde tırmanan hareketliliğin küresel piyasaları baskıladığını belirten Bozkurt, bu durumun enflasyonist endişeleri ve yerel pazardaki maliyet dengelerini doğrudan tehdit ettiğini ifade etti.

Lojistik Rotada Kriz: Maliyetlere Yansıması Endişesi Büyük

 

Hürmüz Boğazı ve bağlantılı rotalarda yaşanan güvensizlik ortamının lojistik sürelerini uzattığını ve maliyet yapılarını bozduğunu belirten CEO, otomotiv üretiminin entegre yapısı nedeniyle yaşanabilecek tıkanıklıkları şu çarpıcı sözlerle özetledi: "Diyelim ki, binlerce parçadan oluşan bir üründen bahsediyorsunuz. Tedarikçiden bir tane parça bile gelemiyorsa, o otomobili banttan indirme şansınız ortadan kalkıyor. Bu kriz birkaç ay daha uzarsa önümüzdeki süreçte maliyetlere yansıması endişesi büyük. Çünkü maliyetlerin artması her zaman bizleri tedirgin eder; pazar küçülür ve otomobile ulaşan insan sayısı azalır."

 

Mevcut durumda eldeki stoklar sayesinde maliyet artışlarının henüz tam olarak etiketlere yansımadığını belirten Bozkurt, stokların erimesi ve yeni ürünlerin yüksek maliyetle gelmesi durumunda fiyat artışlarının ve satış hızında düşüşlerin kaçınılmaz olacağını vurguladı.

Pazarın Gerçek Potansiyeli ve Tedarik Engeli

 

Ekonomideki görece durgunluğa ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından uygulanan sıkı kredi kısıtlamalarına rağmen, Türkiye'de otomobil pazarının dinamik nüfus yapısı sayesinde ayda yaklaşık 100 bin adet seviyesinde tutunduğu belirtildi. Bozkurt, otomobilin lüks değil zaruri bir ihtiyaç olduğunun altını çizerek satış potansiyeline dair şu verileri paylaştı:

- Geçen Yılki Satış: 92 binin üzerinde.

- Kaçan Potansiyel: Araç temin edilebilseydi ulaşılabilecek rakam 130 bin - 135 bin seviyesindeydi.

Kredi kısıtlamaları ve yüksek faiz bariyerinin aşılması durumunda Türkiye pazarının çok daha yüksek hacimlere rahatlıkla ulaşabileceğini ekleyen Bozkurt, sektörün ve gayrimenkul gibi diğer stratejik alanların canlanması için faizlerin tek haneli seviyelere inmesi gerektiğini belirtti.

 

Yeni Bir "Çip Krizi" Kapıda mı?

 

Küresel krizlerin fabrikaların coğrafi konumundan bağımsız olarak tüm tedarik zincirini vurduğunu hatırlatan Bozkurt, teknolojik ürün fiyatlarını doğrudan etkileyen "çip krizi" konusunda da endişelerini dile getirdi.

 

Özellikle savaş koşulları nedeniyle çip üretiminin olumsuz etkilenebileceğine dair senaryoları değerlendiren Bozkurt, uyarılarını şu şekilde noktaladı: "Pandemi döneminde sadece bir çip sebebiyle otomotivden bilgisayara kadar hiçbir ürünü bulamadık. Bu risk şu an çok konuşuluyor. Tekrar o döneme dönülüp üretimin durma noktasına gelmesinden endişe ediyoruz. Bu savaş sürecinin çok uzun sürmemesi lazım."

 

Vergi Politikaları ve Hibrit Teknolojisi

 

İthal araçlara yönelik vergi politikaları ve "çoklu teknolojik yol haritası (multi-pathway)" hakkında da konuşan Bozkurt: Tüketicilerin sadece KDV ödeyerek araca ulaşabilmesinin ideal senaryo olduğunu ancak kısa vadede vergi oranlarında radikal bir değişiklik beklemediğini, Türkiye'de elektrikli araç pazarının ivmelendiğini, bu süreçte şarj zorunluluğu olmayan tam hibrit modellerin şehir içi kullanımlarda yüzde 50'ye varan yakıt tasarrufu ile güvenli bir geçiş istasyonu sunduğunu, Türkiye'nin üretim kalitesi, insan kaynağı ve coğrafi konumuyla küresel yatırımlar için stratejik önemini koruduğunu sözlerine ekledi.