Araç sahipliğinde memnuniyet arttı

Artan araç fiyatları ve değişen tüketici beklentilerine rağmen Türkiye’de otomobil sahiplerinin büyük bölümü araçlarından memnun. Satın alma ve satış süreçleri kadar marka güveni ve satış sonrası hizmetler de mutluluğun anahtarı olarak öne çıkıyor.

 

Türkiye’de otomobil sahipliği sadece bir ulaşım aracı edinmekten öteye geçiyor. Genişleyen pazar, elektrikli ve hibrit modellere artan taleple birlikte sürücülerin memnuniyet algısını değiştirmeye başladı. Peki Türkiye’de araç almak veya satmak insanları gerçekten mutlu ediyor mu, hangi markalar kullanıcıların gönlünü kazanıyor?

 

Markaya bağlılık yüksek

 

Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre sürücülerin yaklaşık yüzde 78’i sahip oldukları otomobil markasına bağlı olduklarını ifade ediyor. Bu da tüketicilerin çoğunun mevcut markayı tekrar tercih etme eğiliminde olduğunu gösteriyor.

 

Bu bağlılığın temelinde güven ve araçtan duyulan memnuniyet gibi faktörler yer alıyor. Üstelik bu bağlılık yalnızca markaya yönelik değil; ikinci el pazarın canlılığı da kullanıcıların satış sürecinden memnuniyetini etkiliyor. Sıfır araç fiyatlarının yüksek seyretmesi ve ikinci el pazarının büyümesi, satıcı ve alıcı arasında daha hızlı bir alış-veriş deneyimi sağlıyor, bu da genel memnuniyeti artırıyor.

 

Hibrit ve elektrikli araçlar ön planda

 

Türkiye’de kullanıcılar arasında yapılan geniş kullanıcı değerlendirme anketlerine göre hibrit ve elektrikli araç sahipleri memnuniyet konusunda öne çıkıyor. Bu araçlar teknolojik özellikleri, düşük işletme maliyetleri ve çevreye duyarlı yapıları nedeniyle övgü alıyor. Buna karşın panelvan veya pick-up gibi bazı araç tiplerinde memnuniyet daha düşük seviyelerde kalıyor. Ayrıca elektrikli araçlara olan talep her geçen yıl artıyor; örneğin 2025’te elektrikli araçların pazar payı önceki yıllara göre belirgin şekilde yükseldi.

 

Hangi markalar memnun ediyor?

 

Türkiye’ye özgü kapsamlı memnuniyet sıralamaları son yıllarda daha sık yayımlanmıyor olsa da geçmiş araştırma verileri ve pazar sonuçları bize önemli ipuçları veriyor:

- Toyota yıllar içinde Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi’nde yüksek puanlar alarak tüketicileri memnun eden markalar arasında yer almış. Özellikle satış sonrası hizmet kalitesi ve müşteri beklentilerini karşılama başarısıyla öne çıkıyor.

- Renault ve Fiat gibi markalar, Türkiye pazarında yüksek satış adetleriyle geniş kullanıcı kitlesine ulaşırken kullanıcıların çoğunun marka tercihlerinde “ekonomik işletme maliyeti”, “yedek parça kolaylığı” ve “servis ağı” gibi pratik kriterleri ön planda tuttuğu belirtiliyor.

- Peugeot gibi markalar da tüketiciler arasında itibarı güçlü markalar arasında gösteriliyor; bazı sektör ödüllerinde “yılın saygın binek otomotiv markası” seçilerek müşteri memnuniyetine vurgu yapıldı.

Satın alma ve satış deneyimleri değişiyor

 

Türkiye’de otomobil almak hâlâ büyük bir kararlılık gerektiren bir süreç olsa da dijital ikinci el platformlarının yaygınlaşması, kullanıcıların satın alma ve satma sürecindeki deneyimini kolaylaştırdı. Böylece hem alıcılar hem satıcılar daha hızlı ve şeffaf bir süreç yaşıyor. Türkiye’de otomobil sahiplerinin büyük çoğunluğu, sahip oldukları araçlardan ve markalardan genel olarak memnun görünüyor. Türkiye’nin pazar dinamikleri, marka bağlılığı ve elektrikli/hibrit araçlara artan ilgi bu memnuniyetin temel unsurlarını oluşturuyor. Özellikle teknik donanım, satış sonrası hizmetler ve güvenilirlik gibi unsurlar tüketicinin tekrar aynı markayı tercih etme isteğini güçlendiriyor.

 

Sadece otomobil değil, mutluluk da üretiyor

 

Günümüzde kurumların başarısı yalnızca finansal sonuçlarla değil, çalışanlarının mutluluğu, yöneticilerle kurulan güven ilişkisi ve müşterilere yansıyan memnuniyetle ölçülüyor. Çalışanına değer veren, CEO’dan sahaya uzanan güçlü bir bağ kurabilen markalar; zorlaşan dünyada mutluluğu sürdürülebilir bir kurum kültürüne dönüştürüyor. Toyota, bu anlayışı “Mutluluk Toyota’da” söylemiyle hem çalışanlarına hem de müşterilerine yansıtarak, günümüzün en çok ihtiyaç duyulan değerlerinden biri olan mutluluğu merkezine alıyor.

Toyota, 2026 yılına “Mutluluk Toyota’da” mottosuyla güçlü bir başlangıç yaptı. Markanın yalnızca bir otomobil üreticisi olmadığını vurgulayan kampanya kapsamında, çalışan memnuniyetini odağına alan yeni bir reklam filmi yayınlandı. Sözleri Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt tarafından yazılan ve Ricchi e Poveri’nin unutulmaz melodisiyle hazırlanan film, Toyota Türkiye çalışanlarının rol aldığı renkli sahneleriyle dikkat çekiyor.

 

Dans ve koreografiyle desteklenen anlatımda, şirketin insan odaklı yaklaşımı, ekip ruhu ve aidiyet duygusu ön plana çıkarılıyor. Kampanyanın ilk adımı, Halit Ergenç’in yer aldığı ve markanın müşteri mutluluğunu merkezine alan reklam filmiyle atılmıştı. Yeni filmde ise farklı nesillerden çalışanların mutlu ofis ortamında buluşmasıyla Toyota’nın güçlü kurum kültürü ve çalışan deneyimine verdiği önem vurgulanıyor. Toyota, “Mutluluk Toyota’da” söylemini yıl boyunca yalnızca bir reklam mesajı olarak değil; çalışanlarından müşterilerine uzanan bütüncül bir yaklaşım olarak sürdürmeyi hedefliyor.